TÜİK'in açıklamasına göre Temmuz ayında aylık değişim tarım sektöründe yüzde -0,04, sanayi sektöründe yüzde 1,54 olarak gerçekleşmiştir.
Mevsim itibariyle fiyatların tarımda bir miktar azalması normalken, Tarım sektörü endeksinde fiyatların bir önceki yılı aynı ayına göre yüzde 14.54 ve 12 aylık ortalamalara göre yüzde 14.95 artması. tarım ürünlerindeki fiyat artşlarının enflasyonun önemli kaynaklarından birini oluşturduğunu göstermiştir.
Kuraklık nedeniyle düşen üretim ve spekülatif fiyat artışları mercimek, pirinç gibi bir çok temel gıda maddesini "lüks" tüketim maddesi haline getirince bu maddelerin tüketimi düştü. Spekülasyon amaçlı stok yapanlar Ramazanı bekliyor. Ancak talep artmazsa beklenen fiyat artışlarının gerçekleşmesi zor görünüyor. Diğer tüketim maddelerinden kısan dar gelirli kesim ekmeğe daha fazla yöneliyor.
Türkiye'de hasadın tamamlanma noktasında bulunduğu şu günlerde 2008 yılı buğday üretimine ilişkin tahminler bu yıl buğday üretimimizin tüketimi karşılayabilir düzeyde olduğunu göstermektedir. Bilindiği gibi, geçen yıl, buğday üretimi yüzde 13,3 düşüşle 17,3 milyon ton olarak gerçekleşmiş, bu rakam 18 milyon ton civarında olan tüketim rakamını karşılayamadığı için spekülatif hareketler oluşmuştu. Bunun sonucunda da, un fiyatlarındaki artış ekmek zamlarını tetiklemiş ve buğday ithali zorunluluk haline gelmişti.
Hayvancılığın içine girdiği krizin üç dönüm noktası
Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren hayvancılığımızda sürekli denilebilecek bir gelişme sağlanmışken, 24 Ocak 1980 kararlarıyla başlayan dönemde hayvancılıktaki tablo sürekli bir gerilemeye dönüşmüştür. Bu dönemde hayvan üretimi ve hayvansal ürünler üretimine verilen teşviklere son verilmiştir. 1983 yılında 183 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Tarım Bakanlığı Vazife ve Teşkilat Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır. 1980'lerin ortalarından itibaren uygulanan serbest Pazar politikaları nedeniyle büyük bir ithal et furyası başlamıştır. Bunun sonucunda Türk hayvancılığı büyük bir darbe yemiştir